Tarihçe

Sülüntaş(KARDERE), Tunceli (Dêrsim) ilinin Mazgirt (Mêzgîr) ilçesine bağlı bir köydür. Köyde Kurmanci lehçesi kullanılır. Okuma yazma oranı %99 civarındadır.

“Kar”, ”karik” ve “nal”,”nal a karê” dil kökü, bizi: Türkçe karşılığı Boğaz deresi, Dar geçit( deresi) anlamıı çıkarmamızı sağlar. ”Kar ê Berf ê”, ”Kar ê Aşan”, “Nal-a Kar é”, Kar (Kardere) köyünün dere havzasının tümünün adıdır. Köyün isminin de buradan geldiğini anlaşılmaktadır. “Nal a Kar ê” köyünde yaşayan halk ve tarihi hakkında elimizdeki veriler net değildir.

Ancak tarihi kalıntı olarak (ne yazık ki çalınan) köy mezarlığında bulunan koç heykelleridir. Bu heykeller Akkoyunlular ve Karakoyunlular döneminden kalma medeniyet mirasları olarak maalesef korunamamıştır. Bu heykellerden biri Haydar Baa mezarlığında bulunmaktaydı. Diğeride beri pozık denilen mezarlıkta idi. Söz konusu dönemde ve öncesinde yaşayan halklar bilinmemektedir. Mezopotamya ve Anadolu tarihi istila ve talanlar tarihi olduğundan, bu yerleşimin halkı da bu vahşetlerden nasibini almıştır. Bugün yaşayan halk ile daha önceki yaşayanlar arasında bir bağ ve soysal süreklilik izi bulmak zordur.

Bugünkü halkın ezbet şeklinde soy ağacı (secere) birliğine göre kendini ifade ettiği veya aidiyetine sahip olduğunu görüyoruz. Mezarlıklar bu örgütlenmenin yapılanmanın izlerini taşır (Usivîyen ve Şerîyan mezarlıkları vb.). Köyün tamamı Haydar Baa mezarlığını kullanmıyor.  Haydar Baa daha önceleri yaşayan ve bugün yaşayanlara karışmış ya da yok olmuş insanların mezarlığıdır. Bundan şu sonuca ulaşabiliriz. Bugün yaşayan Îzollar gelmeden önce değişik insan grupları yaşamış ve yerleşmeler olmuştur.

Bunları kanıtlayan başka şeylerde mevcuttur. örn: Durzî çeşmesi gibi yer ismi, mezre gibi bölge ismi, Rezê Pagan gibi. Buradan Durzî bir aile veya ailelerin yaşadığı Mezrede bir yerleşimin olduğu (bir uygarlık, birkaç ev) Rezê Pagan’da yıkıntı veya harabe bağları, birilerinin yıkıntıları, harabeleri olmalıdır. Bu birilerinin kim olduğunu bilinmiyor. Sorduğumuz yaşlılardan bir bilgi alınamamıştır.

Îzolların Urfa-Adıyaman-Malatya-Dersim yolunu izleyerek buraya yerleştikleri geçmişten bugüne söylence şeklinde kanıt olarak kalmıştır. Moğol istilası sonrası gelip yerleştikleri sanılmaktadır. Çemişgezek Beyliği egemenlik bölgesinde kalmıştır. Talan ve tertelelerde nüfus kaybı olmuş, açlık ve salgınlarda geçici göçler yaşanmış, vb. afetlere hep maruz kalmışlardır. Bunu köyün yaşlılarından hep dinlemişiz. Köy halkı Kürtçe konuşmaktadır. Bütün mevki ve yerler Kürtçe isimlerden oluşmaktadır. örn: Pozî Havîni, Deşt, Deştê katirî, Destê Biziyan, Qanî Şiki Kortik, Gom vb.. Köyde 1915 öncesi dört beş aile Ermeni de yaşamıştır. Bu ailelere ne olduğu hakkında yeteri kadar bilgi yoktur.